bacımın işleri3

Ana Sayfa Profilim Arşiv Hci Forum

Hakkımda



Kategorilerim



Yazılarım

KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN
HAYDİ ŞİMDİ DESTEK ZAMANI..
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN.
hayırlı kandiller............
SEVDİĞİM ERKEKLERDE HİÇ YANILMADIM....‏


Arkadaslarım

hobipapatyam
dantelce2
semraca1
bebekorgumodellerim
cnmturkiyem
fethiusta35


Bağlantılarım

* dilekhobi
* etol
SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!


Zıyaretcılerım





Bannerim alırmısınız



diğer bloglarımın bannerleri ziyaret edermisiniz?
dantelce1


Dostsıteler



Eglence










KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN

KADİR GECENİZ MÜBAREK OLSUN



Bir İnsanda Bulunması Gerekenler

Hayatın güçlüklerine katlanabilecek kadar İNANÇ 


Geleceğin daha iyi olacağına inanacak kadar ÜMİT 




Doğru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET 


Topluma, ailene, İslam’a faydalı olabilecek kadar SAĞLIK 


İhtiyaçlarına yetebilecek, zekâtını verebilecek kadar PARA 

Başkalarının daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ, 


Çevrenizdeki insanlara yardım eli uzatacak kadar CÖMERT, 


İnsanlardan karşılık beklemeden yapabileceğin İYİLİK, 


Hayatın zorluklarına karşı hayatı ve insanları kuşatacak SEVGİ, 


Yastık kadar yumuşak ve rahat bir VİCDAN, 


Dili, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan saklayabilecek İRADE, 


Gördüklerinin, duyduklarının düzelmesini bekleyebilecek kadar SABIR, 


Günahlarını, noksanlarını itiraf edebilecek kadar FAZİLET 


En kötü halinde bile Allah’ dan razı olabilecek kadar ŞÜKÜR varsa.sen iyi bir insansın.... 

Bir İnsanda Bulunması Gerekenler

Tarih: 09:50, 15/9/2009 Kategori: yazilar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

HAYDİ ŞİMDİ DESTEK ZAMANI..



HAYDİ ŞİMDİ DESTEK ZAMANI..

rkadaşlar!!!!!!!!!!!!!!! bu kampanya yı tüm bloglarda uyğulayalım ,gençlerimiz ziyan olmasın.

  HAYDİ ŞİMDİ DESTEK ZAMANI................

Uyuşturucuya Hayır Kampanyasına Destek Olurmusunuz

İsimsizsevda web sitesi olarak uyuşturucu denen illetle mücadele etmek için bir tanıtım faaliyetine başlıyoruz sizlerden ricamız gönderdiğimiz bu maili mailleştiğiniz tüm arkadaşlarınıza iletmeniz...Bu msjı 10 kişiye yollayın demeyeceğiz yolladığınızda zenginde olmayacaksınız ama bu maili paylaştığınızda belki bu illete yakalanabilecek birinin kurtulmasına veya bilgi sahibi olmasına vesile olacaksınız....
Serdar Yıldırım
www.isimsizsevda.com
Aşkın adresi
 
Belki artık günlük hayıtımızda bile duyar hale geldik. Kullanım yaşı artık 12 - 13'' lü yaşlara kadar düşen "Extacy" haplarından bahsediyoruz. Günümüzde bu tür uyuşturucu maddelerin kullanımı inanın sandığımızdan daha fazla artmış durumda, ilk önce üniversite ve liselerde yaygınlaşan bu furyanın yakın bir zamanda ilköğretim okullarına bile girdiği söyleniyor... Peki! artık çocukların bile bildiğini sandığı bu "Êxtacy" nedir? Ne işe yarar? Zararları nelerdir? Bilinmesi gerekenler nelerdir? İşte arayıpta bulamadığınır bir çok sorunun cevabını vermeye calısacağım..

Extacy nedir?
Dr Selime Çelik, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi
Metilen Dioxi Metamfetamin (MDMA) türevi olan sentetik, kimyevi bir uyuşturucu. MDMA, hem amfetaminlere (uyarıcılar) hem de halüsonejik (halüsinasyon görme) maddelere benziyor. Sentetik uyuşturucular, kimyasal tekniklerle yapılan, tedavi amaçla üretilen ilaçların, kötüye kullanımı anlamını taşıyor, fakat MDMA keşfedildiğinden beri amacı dışında kullanılıyor. Diğer türevleri arasında amfetamin maddesi fazla olan MDEA ve halüsonejik etkisi fazla olan MDA yer alıyor.
 
Extacy''nin piyasada tablet ya da kapsül olarak bulunması bu ad altında başka maddelerin de satılmasına neden oluyor. Karışımın içinde ne olduğu bilinmemesi beklenenden daha farklı etkiler ortaya çıkarıyor. Tabletler beyaz, sarı, kırmızı, pembe, mavi gibi çeşitli renklerde olup üzerlerinde değişik semboller bulunuyor (Superman, Motorola, Dolar, Mitsubishi, İndian, Ninja vb). Genellikle 25 yaşın altındaki gençler extacy''i eğlence yerlerinde kullanıyorlar.
 
Etkileri 20 - 60 dakika içerisinde etki gösteriyor. Etkisi ortalama 4 - 6 saat sürer. Kullanan kişide canlılık, hareketlilik, enerji artışı, karşı cinse yakınlık, güven duygusu, algı değişiklikleri görülüyor.
 
Yan etkileri Beden ısısında, kan basıncında, nabız hızında artma, Extacy kullanmadan hiçbir şeyden zevk almama ve koordinasyon bozukluğu saptanıyor. Karaciğer yetmezliğine neden olabiliyor. Astım, hipertansiyon ve epilepsi (sara) hastaları için çok tehlikeli. Ölüme yol açabiliyor. Extacy kullananlarda dehidratasyon (vücuttan sıvı kaybı), beden ısısında artış ve içerisindeki katkı maddesine bağlı ani ölümler meydana gelebiliyor.
 
Olumsuz etkileri Yokluğunda boşluk duygusu, yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, uyku bozuklukları görülebiliyor. Kişinin zamanla aynı miktardaki madde kullanımıyla aynı etkiyi sağlayamaması, aynı etkiyi sağlayabilmek için kullandığı madde miktarını arttırmasına tolerans deniyor. Extacy'' nin toleransı orta derecede olarak değerlendiriliyor. Bu da kişinin uzun bir süre sonra başlarsa bağımlılığın da kolayca tekrar edeceğini gösteriyor. Extacy zamanla beyinde ve kalpte kalıcı hasarlara neden olabiliyor.
 
Öneriler Bırakmak için tek şart kişinin kendisinin farkında olması ve bırakmayı gerçekten istemesidir. Anne ve babalar çocuklarını yargılamadan, suçlamadan hareket etmelidir. Ona destek olduklarını hissettirip tedavi için cesaretlendirmeli, onun yerine sorumluluk üstlenmeyip bu durumun sonuçlarına sadece kendisinin katlanacağını hatırlatmalıdırlar.

Zararları :
Merkezi sinir sistemini uyaran Ecstasy, halusinasyonlara da sebep olabilen amfetamin türevi bir sentetik uyuşturucudur. Tablet, kapsül, toz veya sıvı şeklindedir.
İlk olarak "çeçe sineği" gibi böcekler soktuğunda insanları uyku halinden kurtarmak için 1912 yılında üretildiği bilinen ecstasy; uyuşturucu olarak ilk defa 1985 yılında Hollanda''da rapor edilmiştir. Sağlık uzmanları, bu maddelerin merkezi sinir sistemine ve vücuda olan zararlarını sürekli olarak bildirmektedirler.
 
Moda uyuşturucular olarak bilinen bu tip sentetik maddeler, genelde var olan etkin maddenin özel muameleler ve kimyasal yöntemlerle moleküler anlamda değişikliğe uğratılması neticesinde birtakım ara maddelerin de katılmasıyla üretilmektedir.
 
Ecstasy; "3.4 Metilendioksimetamfetamin"in (MDMA) yaygın ismidir. Ecstasy, feniletilaminler ve halüsinojenik meskalin maddesinin yapısı ile benzerlik gösteren bir kimyasaldır. MDMA tableti alındıktan sonra uyarıcı etkiler hissedilir. Uyuşturucu üreticileri, var olan uyuşturucuların moleküler yapılarını değiştirerek yeni uyuşturucular üretmek ve pazara yeni maddeler sürmek amacını güderler.
 
Amfetamin kelimesi çok kalabalık uyarıcılar grubu için kullanılan bir kelimedir. Speed (hız) olarak bilinirler. Değişik amfetaminlerin çok benzeşen kimyevi yapıları ve etkileri vardır. Tecrübeli kullanıcılar dahi hangisini kullanmış olduklarını anlamayabilirler. Dextroamfetaminler ve Methamfetaminler en çok karşılaşılan iki çeşididir.
 
Bunlara örnek olarak şu maddeler gösterilebilir:
 
MDEA: MDMA''dan daha hızlı (2-3 saat) fakat daha kısa süreli bir maddedir.
MDA: Etkisi MDMA''dan daha uzun süren (8-12 saat) ve daha güçlü etkileri olan bir maddedir.
DOB: Güçlü ve (18-30 saat) çok uzun süreli hayal gösterici etkileri olan bir maddedir.
MDOH: MDA ile benzer etkilere sahip bir maddedir. Fakat etki süresi daha kısadır (3-6 saat). Etkiler geçtiğinde şiddetli bitkinlik ve uyuşukluk hali görülür.
İşte bu hapları buradan tanıyabilirsiniz .
 

UYUŞTURUCUYA HAYIR !

ßu sayfayı hazırlamamın tek amacı " Uyuşturucu Maddelere, bunları satan ve pazarlayan alçak vijdansızlara " karşı gençlerimizi, anne - babaları ve tüm yurttaşlarımızı uyarmaktır.

 

Çünkü :
Uyuşturucu kullanma yaşının 12-15 yaşa kadar düştüğü ülkemizde, ilköğretim okullarında, kolejlerde, üniversitelerde, çarşıda - pazarda - sokakta satılan bu uyuşturu maddeler, artık " Ülkenin kanayan yarası " duruma gelmiştir.
Anneler - Babalar çocuklarını okula gönderirken tedirgin olmaktadır. Çocuklarımız güvende değildir. Uyuşturucu tacirleri okul önlerini mesken tutmaktadır. Bunun yanı sıra interneti kullanmakta ve bu lanet zehirleri gencecik körpe bedenlere enjekte etmektedirler.
Uyuşturucu Madde bağımlısı yapılarak genç kızlar fuhuş batağına sürüklenmektedir.
Özellikle Liselerde " salgın" halini alan uyuşturucu madde kullanımının önüne geçilememektedir.

GENÇLER - ANNELER - BABALAR - VATANDAŞLAR..LÜTFEN AŞAĞIDAKİ AÇIKLAMALARI ADIM ADIM OKUYUNUZ !

Nasıl Uyuşturucuya Alıştırılır? Uyuşturucu Tuzağı Nasıl Kurulur? Lütfen Hepsini Okuyunuz..

Unutmayın , eroin bağımlılığının ilk adımı arkadaş kıyağı ile atılır. Eğer arkadaşınız , gerçektende arkadaş değil de bir "ayakçı" ise, birkaç hafta sonu devam eden bu kıyakçılığı " bombalama" denilen ikinci aşama izler. Bu aşamada bir gün ziyaretinize gelen ayakçı, kıyağını yaptıktan sonra giderken, nasılsa yanındaki yüklüce miktarda eroini almayı unutuverir. Bir eroinmanın malını asla unutmayacağını bilmediğiniz için kuşkulanmazsınız. Birkaç gün gelip almasını beklersiniz. Gelmez. Bir gün, "yahu şundan bir kere çeksek ne olur sanki?" dersiniz. Sonra bunun gerisi gelir. Mal bittiğinde bombalanmışınız demektir. Artık bir eroin bağımlısı olarak, her yerde kıyakçınızı, daha doğrusu ayakçınızı arar ve kolaylıkla bulursunuz. Özellikle genç yaştaki insanlar arasında, guruptan bir yada birkaç kişinin uyuşturucu kullanması , diğerlerinin de en azından bir kez denemesi için yeterli bir neden.


Gençler , birbirlerine sigara ikram eder gibi yada hastalığını iyileştirmek amacıyla ilaç verir gibi uyuşturucu sağlayabiliyorlar. Gençler, arasındaki sohbetin dışında kalmasını istemedikleri arkadaşlarını da kendileri gibi uyuşturucu kullanmaya zorlayabilirler. Kullanmaya itiraz eden arkadaşlarını dışlıyor yada "arabesk" türü tanımlamalarla , kendilerince aşağılama yolu seçiyorlar. Okul önleri de artık satıcılar için vazgeçilmez mekanlardan. İstanbul''da bulunan pek çok okulun kapısında , özellikle çıkış saatlerinde uyuşturucu satıcılarına rastlanıyor.


Neden Uyuşturucu Kullanılır? " Uyuşturucu Kültürü " Nedir?

Toplumu ayakta tutan , ona yücelme ve yasama gücünü kazandıran , manevi , ahlaki ve hamasi değerlerini çürüterek , sömürgeci devletlerin uydusu halin getiren bir soğuk harp uygulamasıdır. Dış güçlerin ve içerdeki ajanlarının ve bunlarla işbirliği yapan mafya üçlüsünün organize çalışmaları. Her zaman mafyanın ağına takılmaya hazır "sokaktaki başı boş insanlar ve çocuklar" Unutulmaması gereken bir önemli husus da : Beyaz zehir alışkanlığının gelişmesinde , içinde türlü uyuşturucular taşıyan ve son yıllarda karaborsaya da tekel çizgisinde hükmeden ithal sigaraların ve kolalı mamullerin keza , çikletlerinde payı zannedildiğinden çok fazla

Bilgisizlik :

Tehlikeden habersiz ve bu sebeple konuyu hafife almak.

Özenti:

Özenti sergilemede en önemli payın medyaya ait olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Bira-bahane:

Diskotek ve diğer kafabulma-eğlenme yerleri. Bunlar beyaz ölüm değirmeninin çarkları ve tuzaklarıdır. Giren büyük ihtimalle öğütülür. Gurup baskıları: kötü arkadaş.

Merak:

Denerim, bırakırım kafası. Fakat bir veya iki deneme genci belki de dönüşü olmayan yola sokmaya yeterli gelmektedir.

Moda:

Çevreye uyma havası... Bozuk çevre ve hasta toplum. Bilindiği gibi hastalıklarda insandan insana kolaylıkla geçebilir. Gençlerde tehlike sevgisi , cinsel bozukluklar , kendini aşma , ispatlama içgüdüsü veya gayreti. Genetik yapının maddeye yatkınlığı. Gençlerdeki manevi boşluk , inanç zaafı. Bozuk aile ve hasta toplumdan kaynaklanan güvensizlik duygusu. Gelecek karşısındaki kaygılar strese, sıkıntıya ve yalnızlığa itiyor. Aile yapısındaki bozukluklar , geçimsizlikler. Ahlaki manevi zaaflar. Yine ailelerdeki ekonomik bozukluklar çoklukla normaliteyi bozar. Bilhassa yokluktakini bunalıma ve intihara , varlıktakini şımarıklığa , taşkınlığa , tahribe yöneltir. Eğitimdeki zafiyet , yetersizlik ve yanlışlıklar. Maddeci felsefeye dayalı eğitimler insanları bencilliğe (egoizme) , şahsi çıkarcılığa iten temeldeki sebeplerdir.

Arkadaş çok önemli :

Çocuklar ve gençler aileden ve okuldan , zamanla arkadaş çevresinden etkilenirler. Arkadaş çevresinde kabul edilmek için gençler, ekseriya çevresinin baskısına dayanamaz aşağılık duygusu ile uyuşturucu kullanır. Sanıldığının aksine , uyuşturucu ile ilk temas , sokak başında bilinmeyen satıcı vasıtası ile değil , bilakis arkadaş çevresiyle olmaktadır.

Gençler !

Eğer bu illete bulaştıysanız ve her hangi bir şekilde ilk veya bir kaç denemenizi yaptıysanız, lütfen hemen şimdi bu alışkanlığınızı " ailenizle paylaşınız ". Aileniz size yardımcı olacaktır. Bundan emin olunuz !

Lütfen...Hemen Şimdi...


Serdar Yıldırım
www.isimsizsevda.com ALINTIDIR


Tarih: 16:57, 5/9/2009 Kategori: yazilar
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN.




Capture14.09.2008-21.04.3414.09.2008-21.05.2208.04.2009-21.21.2211.06.2009-08.35.2303.08.2009-09.17.4229.08.2009-07.03.28.jpg



ATAM....!!! 
29 EKİM 1881 YILINDA DÜNYAYA GELDİN O ALTIN SARISI SAÇLARINLA VE MASMAVİ GÖZLERİNLE TANINDIN İLK ÖNCE. KİM BİLEBİLİRDİ Kİ BU VATANIMIZIN KURUCUSU OLACAĞINI, KİM BİLEBİLİRDİ Kİ VATAN İÇİN ÖLÜMÜNE SAVAŞACAĞINI, KİM BİLEBİLİRDİ Kİ VATAN İÇİN KANLAR DÖKÜLECEĞİNİ, BÜYÜDÜN, BÜYÜDÜN VE BÜYÜDÜN. O SAYGINLIĞINLA, DÜRÜSTLÜĞÜNLE, SEVGİNLE, AKLINLA VE YÜREĞİNLE BÜTÜN İNSANLARIN KALBİNDE TAHT KURMAYI BAŞARDIN. HER BİR YÜREKTE, HER BİR AKILDA VE DİLDE M.KEMAL ATATÜRK VAR. İNSANLARIN SANA OLAN SAYGINLIĞI BİTMEDİ VE BİTMEYECEK. ATA`M SANA SÖZ VERİRİM Kİ BİZE EMANET ETTİĞİN BAYRAĞIMIZI VE VATANIMIZI, ŞEREFİMİZLE VE NAMUSUMUZLA KORUYACAĞIZ. GÖZÜN ARKADA KALMASIN ATA`M...SEN RAHAT UYU... SENİN YOLUNDA GİDİYORUZ, SENİN YOLUNDA ÖLECEGİZ... EMANETİNDE YAŞIYORUZ ATA`M...SEN RAHAT UYU... Sensiz, "Türkiye" diye bir yer yok... Türkiye, ATATÜRK`tür. Atatürk, TÜRKİYE`dir. Burası "ATATÜRKİYE"dir !..




 
 
 
 


-- 
  Ceddim belli atam belli, Toprak belli vatan belli, Şehit olup yatan belli, Türkoğlu Türk'üm ben... Bir sabah ağarınca tan, Ergenekon'da yazıldı destan, Bu topraklar sanmaki bostan, Türkoğlu Türk'üm ben... Oğuz boylum asil soylum, Yılanlarla dolu koynum, Kesilir ama çekilmez boynum, Türkoğlu Türk'üm ben...


Tarih: 05:50, 30/8/2009 Kategori: yazilar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

hayırlı kandiller............





 







    http://img42.yukle.tc/images/8088ramazankerim3pu0.gif


    !

      



Tarih: 11:55, 5/8/2009 Kategori: yazilar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

SEVDİĞİM ERKEKLERDE HİÇ YANILMADIM....‏

Kalp
Aşk

Bay Filozof’ u hayatımdan uğurlarken, düşündüm de, sevdiğim hiçbir adam yanılgım değildi.

Erkeklerim, aşık olduğum adamlar, eşlerim, hepsi doğru zamanda, olmaları gereken yerdelerdi; yanımda! Sevdiğim hiçbir adamı sevmekten vazgeçmedim. Nasıl ayrılmış olursak olalım, sonunda bir şekilde dostluğa döndürebildim ilişkilerimi. Birisi hariç, hepsiyle görüşmeye devam ederim. Onun da kişiliği bu kadar bozulmamış olsaydı; mutfakta çürümüş balık kokusunun eve yayılması gibi hayatıma yayılmaya kalkışmasaydı, benden iyi dostu olmazdı. Ne yapalım, bir tane fire verebiliyorum demek ki!

Bay Filozof’un gidişi, gitmesi gerektiği içindir. Onun yürüdüğü yolda yanında durma imkanım yoktu. Yapılacak işleri, halletmesi gereken sorunları, kurtarması gereken hayatlar var. Onu azat ettim ama gönlümden değil, sadece gündelik yaşamın içinden. Elbette biraz burukluğum var, içimden okkalı bir küfür de geçirmişimdir fakat onun gidişi canımı acıtmadı. Dostluğunu her daim koruyacağını bildiğimden, bir müddet sonra yine oturup kahve içebileceğimizi, bana başka bir yolda yarenlik edeceğini bildiğimden içim rahat. Bay Filozof, önemli bir pencere açmıştır bana, aklını, gönlünü sevdiğim bu adama teşekkür ederim. Varlığı ve kattığı her şey için!

Sevdiğim adamların hiçbirinde yanılmadım. Yalnızlıktan, güçsüzlükten, parasızlıktan veya aşk hariç hiçbir sebepten dolayı birinin koluna girmedim. Zaten nasıl yapabilirdim ki? Benden sevme yetimi çekip alsalar, içi cümlelerle dolu bir beyinden başka ne kalır ki geriye? Aşk, hücrelerime yayılmış benim. Aşkın kendine aşık bir kadının yüreğinden başka, varlığına ispat ne olabilir?

Sevmediğim ve sevilmediğim hiçbir ilişkim olmadı. Neden bittiler o zaman diyenleri duyar gibiyim. Kim sonsuza kadar kalacağının garantisini verebilmiş ki? Ben de kimseye böyle bir söz vermedim. Herkes kendi hayatının merkezinde oturur. Mutlaka aşk olması gerekmez, başkalarının yaşamlarına girip, görevimiz bitince çıkarız. Bizi dünyaya getirenlerle bile yollarımız vakti gelince ayrılır. Evleniriz, taşınırız, bir sebep olur, onların bile hayatından çıkarız. Dostlardan, sevgililerden, oturduğumuz evlerden, yaşadığımız şehirlerden ayrılırız. Döngü böyle! Hiç mi birlikte yaşayıp ölen çiftler yok? Elbette var! Sizlerin içinde de vardır. Onların birbirlerinin hayatlarındaki görevleri ölene kadardır. Benim tekamülüm, seçtiklerim böyleydi. Herkesin hayatı benimkine benzemek zorunda değil. Hatta tek bir kadını veya adamı severek ölmenin ulvi ve mucizevi tadına varabilmeyi de isterdim. Baktım olmadı, ben de sevgilerimi değerli kıldım. Basitleştirmedim, sıradanlaştırmadım, içinde sevgi olmayan dokunuşlarla gönlümü de, bedenimi de kirletmedim. Elimden gelenin en iyisini yaptım. Aşkın acısını çekmedim mi? Hem de nasıl! Tırnaklarımla avuçlarımı kanattığım da, gözyaşlarımın kanımdan fazla aktığı da oldu. Ama ayrılığın acısını da aşkın dışında bilmedim. Yaşama dair çektiğim her acının ruhumu büyüttüğünü bildim. Artık bu kadar derin acılara dönüşmüyorsa vedalarım, başka pencerelerden bakmayı öğrendiğim içindir. Neden ve niçin yaşandığını bilmemdendir.

Bir zaman birini sevmeye, hayatıma dahil etmeye değer bulmuşsam, birlikteliğimizi yürütememiş veya birkaç noktada anlaşamamış olmamız, onu tamamen silmeme sebep olamaz. Aşkın şanına da, bana da yakışmaz. Şimdi olduğum kişi olmamda sevdiğim adamların parmak izleri vardır. Onların bana kattığı hiçbir şeyi yok sayamam. Hepsine beni sevdikleri için ama önce kendime, hep doğru ve kıymetli adamları seçip sevdiğim için teşekkür etmeliyim. Bulunduğum yerdeki beni seviyorum, yıllar içinde değişmeye devam edeceğim ve o zamanda kendimi seveceğim. Yaşam yolculuğumda kim ve ne bana bir kum tanesi getirdiyse, onlarla harmanlandım. Ailem, dostlarım, bir şekilde hayatıma girmiş ve çıkmış insanlar, sevgililerim, sevdiklerim, hiç tanımadığım yazarlar, şarkılarını söylediğim besteciler, okuduğum kitaplar, sevmediğim insanlar, hepsi bende birikmiştir. Ben aşkın üstüne giydirilmiş bir bedenim ve aslında sonsuzlukta bir hiçim. Hiçlik kadar önemliyim ve kendimi bulduğum kadar değerliyim. Ama bildiğim bir gerçek var, sevdiğim adamlarda hiç yanılmadım!

Candan Ünal


Tarih: 23:40, 3/8/2009 Kategori: yazilar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DESİNG BY REDBUTTERFLY